Türkiye, sekizinci kıta…

                                      TÜRKİYE, SEKİZİNCİ KITA…

.. Türkiye,.. Kafkaslarla Asyalı, Balkanlarla Avrupalı, Mezopotamya ile Arap, Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdenizle evrenseldir, dünyalıdır, hiçbir coğrafyada olmayan bu eşsiz özellikleriyle adeta “sekizinci kıtadır”. Bu nedenle bütün “aç gözler” Anadolunun, Türkiye’nin üzerindedir.

.. Bütün bu bölgelerle ve ülkelerle ve kültürlerle yakın olmak durumundadır. Karşılıklı çıkar ilişkileri ve bağımsızlık temelleri ışığında ilişkilerini yürütmelidir.

.. Akıl, duyarlılık ve vicdan ışığında yol almalı, yani gücünü bilim, sanat ve felsefe kaynaklı oluşturmalıdır. Ekonomik gelişme bu temelin üzerine oturmalıdır.

.. Bunun için verilecek ilk toplu ve kesin mücadele “yoksulluk ve cehalete karşı” olmalıdır.

.. Bu mücadele “ehil ve ahlaklı insanlar” tarafından yürütülmelidir.

.. Kişiliksiz bir devlet hangi kampa girerse girsin saygı görmeyecektir, o devletin temsil ettiği halk “ikinci sınıf” bir insan topluluğu olarak küçük görülecektir.

.. Türkiye bir “köprü” değildir, köprünün üzerine, üniversite, hastane, kütüphane inşa edilemez,,, köprü, bir yerden bir yere geçmek için “üzerine basılarak” kullanılacak olan araçtır, eskir ve yıkılıp yenisi yapılır.

.. Türkiye bir “mozaik” değildir. Mozaik, bütünlüğünü kaybetmiş, parçalanmış taşların, uyanık  kişi ya da kişiler tarafından, kendi amaçları doğrultusunda yeniden yapılandırılmış, “yapay” bir oluşumdur.

.. Ey Millet, 1946 dan beri senin kanını emen beş zulmü unutma; feodal zulüm, dinci zulüm, sermaye zulmü, siyasî zulüm, ve emperyal zulüm, ve unutma, hiçbir zaman unutma:

.. ZALİMLER ORTAKTIR…